26 Şubat 2025 Çarşamba

2025 Kış Modası: Sezonun Öne Çıkan Trendleri

 

Kış soğukları kendini hissettirmeye başlarken, 2025 sezonu da cesur ve sofistike trendleri beraberinde getiriyor. Gelin 2025 kışında öne çıkacak moda akımlarına göz atalım.

1.Metalik Dokunuşlar

Gümüş, altın ve bronz tonlarında parlayan kumaşlar, kabanlardan botlara kadar her parçaya lüks bir hava katıyor. Günlük şıklıkta bile metalik detaylara yer vermek, 2025 kışında stil sahibi olmanın anahtarı olacak. Özellikle gece davetlerinde veya özel etkinliklerde metalik parçalarla sofistike bir görünüm yakalamak mümkün.

2.Yün ve Kaşe Kabanlar

Oversize kesimler ve uzun formlar, kışın vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Özellikle camel, gri ve bordo tonlarındaki yün kabanlar, hem sıcak tutuyor hem de zamansız bir şıklık sunuyor. Farklı dokularla kombinlendiğinde ise hem klasik hem de modern bir tarz yaratmak mümkün.

3.Kırmızı Renk Hakimiyeti

Bu sezonun favori rengi kesinlikle kırmızı! Baştan aşağı kırmızı kombinler veya sadece bir kırmızı aksesuar, kış stilinizi ve enerjinizi anında yükseltebilir. Cesur ve iddialı bir görünüm için kırmızıyı deri ve yün gibi farklı materyallerle buluşturabilirsiniz.

Soğuk havalarda şıklığınızı tamamlarken, cildinizin de korumayı unutmayın!

Hava değişimleri cildinizi hızla kurutur. Kuruyan ciltler için en büyük sorunlardan biri, cildin elastikiyetini kaybetmesi ve tahriş olmasıdır. Hassas cilde sahip olan kişilerin, özellikle kış aylarında cildine ekstra özen göstermesi gerekir.

Vaseline Gluta-HYA serisi, GlutaGlow ve hyalüronik asit içeren formülü ile 5 günde daha aydınlık ve parlak* bir cilt sağlar. Serum etkili formülü ile ciltte hızla emilir, yağlı ve yapışkan bir his bırakmaz. 

Vaseline Gluta-Hya Serum Etkili Losyonları incelmek için tıkla.

*Aydınlık ve parlaklık iddiası ürün kullanılmadan önceki haline kıyasladır. Düzenli kullanımla yapılan klinik testlere göre.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

26 Mayıs 2019 Pazar

Kahve Bitti


Saatler geçti, güneş battı, akşam oldu. kahve bitti. Düşün; bir güne neleri sığdırabilirsin?

Sabah erken kalktım. Kahvaltı yapıp hazırlandık. Oğlumun basketbol kursuna gitmek için yola çıktık arkadaşı Ceren'i alarak kursa gelmiştik bile. Çocuklar arkadaşları ile basketbol oynarken ben cafede çay içip bir saat okudum.
🏀
Eve geldiğimizde oğlumun meyvesini hazırlayıp pazara gittim. Küçük bir alışveriş yaparak süt alıp eve döndüm. Süt kaynadı ılınırken bir avuç badem ve iki hurma yedim. Sütü mayaladım,  patates salatası yapıp piknik çantasını hazırladım.
🎭
Tiyatronun başlama saati yaklaşmıştı. Üzerimizi değiştirip dışarı çıktık. Kayra'nın üç arkadaşı; Efe, Ceren ve Evrim de geldiler. Tiyatro salonuna gidip çocukları koltuklarına yerleştirip iyi seyirler dileyerek çıktım. Efe'nin annesi arkadaşım Canan ile tiyatronun karşısındaki parka gidip masaya örtümüzü serdik.
👭
Sohbet ederken zamanın nasıl geçtiğini anlamadık, çocuklar tiyatro oyunundan keyif ile çıktılar, parkta oynar iken Ceren'in annesi Akile iş yerinden yanımıza geldi. Bol kahkahalı, çok sohbetli piknik yaptık. Güneş çıkınca iyice sıcağa kaldık, soframızı toplayıp örtümüzü gölgeye, ağaçların altına serdik.
🌳
Canan'ın arkadaşı yanımıza uğradı bir şeyler içip sohbet ettik. Çocuklar da kaydırak, salıncak kovalamaca derken saatler ilerledi. Eve gelip duş aldık. Yemek yapıp oğlumla sofrayı hazırladık. Sabah okula gideceğinden Kayra erkenden yattı. Eşim hala işte, ben de kahve eşliğinde Homeland dizisini izledim. Ve gün geçti, kahve bitti. Benim bir güne sığdırabildiklerim.
😊

10 Aralık 2018 Pazartesi

Niyet Et

Bazen gitmeli insan yüreğinin götürdüğü yere, bazen erimeli için küçük bir kar tanesi ile. Ne eksik ne fazla, almalısın yanına ne lazımsa. Bir defter, bir kaç kalem, bir kitap mesela. Soğuk hiç engel olmamalı yola çıkışına, nefesin, yüreğin sıcak ne de olsa. Dilinde bir şiir; okumalısın içinden dokunarak ruhuna. Belki bir yalnızlık şarkın vardır kimse yokken söylediğin, türkün gizlidir içinde sessizce dinlediğin. Hani hep bir telaşın var, hep yapacak işlerin. Ne telaş bitecek ne de işlerin. En iyisi kendine bir gün hediye et. Bugün olmasa da, bir güne niyet et.
Dilek Afiyon Avcı

5 Aralık 2018 Çarşamba

Yağmurun Sesi

Nede olsa yağmurun hep hüzünlü bir yanı var. Bazen vazgeçtiklerini, ardında bıraktıklarını hatırlatır damlalar. Tabii hayat hep mutluluk değil, iyisi olduğu gibi kötüsü de var. Sen sadece yapman gerekeni yap,  yani iyi kal. Nasıl olsa her iyilikte bir mükafat yatar. Hayat sana güzelliklerden eller uzatıyorsa hiç düşünme yakala. Bir de yüreğinde biriktirdiğin şarkıları hiç unutma!
Dilek Afiyon Avcı

26 Ekim 2018 Cuma

Huzur The Beaver Coffee de


Kahve kokulu zamanlara tanık olmanın eşsiz huzuru ile satırlarımı yazıyorum. Blogger arkadaşlarımızla @nursevincelezzetler 'in davetlisi olarak. @thebeavercoffeeshop 'a misafir olduk.

Workshop tüm lezzetleri ile muhteşem geçti. Ve isminde ki gizemi merak ederek sorduk neden Kunduz? Diye.
Kunduzların barajlar kurup setler oluşturarak su yönünü bile değiştirebildiğini biliyordum. Ancak böyle mistik bir hikâyesi olduğunu duymamıştım. Kadim bir inanışa göre, etrafına hayat enerjisi veren denge merkezleri imiş kunduzlar.

Beaver Coffee, yetenekli ellerde hazırlanan nitelikli ve taze kahve ile gününüze enerji ve denge katmak için Olympos, Kültür ve Konyaaltı'nda hizmet veriyor.
Yaşadıkları ortamı kendilerine özgü bir biçimde değiştirme yeteneğine sahip, oldukça çalışkan canlılar olan kunduzlardan ilham almışlar. Bu duyguyu yüreklerindeki kahve aşkıyla birleştirince ortaya harika lezzetler çıkmış.


"Ülkemizdeki kahve anlayışına katkı sağlayabilmek ve bu anlayışı bir seviye yukarı taşıyabilmek için kaliteli ürünleri, en ideal yöntemlerle hazırlayıp, kahve ile ilgili bildiklerimizi sakınmadan misafirlerimizle paylaşarak kunduzlar gibi çalışıyoruz" diyorlar. Ve ekliyolar, "Kahve, topraktan fincana her seferinde eşsiz bir kova çekeceğiniz bir sonsuzluk kuyusudur. Kahve=Hayat."

The Beaver Coffee'de tadımladığım pastalar arasında  Sebastian cheesecake kesinlikle tavsiyemdir. Börekteki çıtırlığı ve içinde damağımı şenlendiren Ezine peynirin böreğe ne kadar yakıştığını yazmak istedim.

Yolunuz Antalya'ya düşerse Konyaaltı Sahilde içinde muhteşem kahve kokularını barındıran bu şık mekana gitmenizi öneririm. Bir yanı orman bir yanı deniz, kahvenizi yudumlayıp kitabınızı okuyacağınız muazzam bir ortam. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.


@demlenmisyasam

19 Aralık 2017 Salı

Pazartesi


Günaydın pazartesi uyandım; Serin ve karanlık. Gün güzel olsun dilekleri, kahvaltı telaşı, hemen kahvaltı bitmeli okula yetişmeli. Koşar adım okula yaklaşmışken yol kenarına gelip Kayra ile duruyoruz. İstiklal Marşı okunuyor, bir güzel duygudur yüreğimize yayılıyor...

Eve geldim keyifle geçen hafta sonunun temizliği vardı elbet. Çamaşırları astım. Bulaşık makinesini yerleştirdim. Aslı Enver dinliyorum. Ne de güzel söylüyor. "Geliyor bak kalem kaşlı, Eteği belinde, gül de takmış. Gül de takmış. Al dudaklar, mor sümbüller Öyle de güzel, ince de belli ince de belli......" Biten şarkı ile çıkıyorum dışarı. Bugün sınıfta meyve sırası Kayra da olduğu için özenle seçtiğim havuçları, miniklere okula yetiştiriyorum.

Telefon çalıyor eşim, konuşuyoruz, biraz işten, biraz evden. Telefonu kapattığımda yemek pişmişti. Ocağın altını söndürüp Kayra'yı öğlen yemeği için okuldan almaya gidiyorum. Eve gelirken Kayra'nın okul maceralarını dinliyorum. Eve gelmeyi seviyorum.

Yemeği yemiş, evden çıkmış tam zil çalarken okulda oluyoruz. Eve geldiğimde, telefonu çalar halde buluyorum. Ceren'in annesi Akile. Satranç turnuvaları için konuşuyoruz, yarın satranç hocasını arayıp bilgi alalım diye konuşup kapatıyoruz.

Küçük bir mozaik pasta yapıp dondurucuya atıyorum. Evi süpürüyor, sonrasında toz alıyorum. Kapı çalıyor, Üst kattan daire 8.'de oturan komşum. Daire 6'da oturan komşumuzun bitmek tükenmek bilmeyen sorunlarını anlatıyor. Apartman yönetici olmak dinlemeyi gerektiriyor. Teras için kilit alalım diyor giderken.

Kayra okuldan çıktığında ben klasör elimde okul bahçesinde onu bekliyorum. Hoplayarak geliyor yanıma. Okul çantasını bana verip klasörü alıyor. Etüt için pazartesi, Ceren'in babası, salı ise Yağmur'un annesi araba ile götürüyor çocukları. Neşe içinde arabada gülümseyen minikler el sallıyor, diğer anneler ile arkalarından dua edip uğurluyoruz.

Birinci sınıflarından beri, biz de anneleri ile beşimiz arkadaşız, Efe'nin annesi hariç Efe ile anasınıfından beri birlikteler. O zamandan beri Kayra ile Efe hep aynı sınıfta aynı sırada oturuyorlar.

Çocuklar etütte gittiğinde bizde her hafta müsait olursak birbirimizin evinde sohbet edip çocukları bekliyoruz iki saat. Canan'ın işi olduğundan Sevgi ve Dilek ile geliyoruz bize. Sohbet ederken Canım arkadaşım Aylin'den gelen fotoğrafla günüm şenleniyor, henüz bir aylık bile olmayan Kürşat Emir'in tatlı halleri... Maşallah diyorum 41 kere... Arkadaşlarımında hayır duasını alırım. İki saatin nasıl geçtiğine inanamıyoruz çocukları almaya giderken.

Anneler ve çocuklarımız bir süre birlikte yürüyor sonra hepimiz evlerimize gitmek için dağılıyoruz. Kayra'ya bir dilim pasta kesip, bir kaç tana kayısı kurusu ile tabağını hazırlıyor. Bir yandan da süt ısıtıyorum. Bir şeyler atıştırdıktan sonra derslerini yapmak üzere hazırlanıyor. Bir süredir Meryem'in tabağının ben de olduğunu hatırlıyorum. Tabağı doldururken, kazağı geliyor aklıma, geçen hafta spordan çıkıp onlara gittiğim zaman üşüdüğünde vermişti. "yıkayıp öyle getiririm" demiştim. Astığım çamaşırlar arasından alıyorum kazağı, biraz nemli, "söylerim evinde kendi kurutur" diye geçiriyorum içimden...

Meryem'den dönerken Daire 5'te oturan Ayşe teyze ile karşılaşıyoruz yine sitem ediyor; "hiç gelmiyorsun bana, bir kahve içmeye bile gelmedin" diyor. Yüzündeki hüzün kalbime değiyor. Ayşe teyzenin başka şehirde oturan evli bir kızı var. Yazın yaylada, kışın burada yalnız kalıyor. "Müsaitsen 10 dakika sonra kahve içmeye gelirim Ayşe teyze." diyorum. Tatlı bir tebessümün Ayşe teyzenin yüzünde dolandığını görüyorum. Kapıyı açarken ben de gülümsüyorum.

Akşam namazını kılıyorum. Kayra'nın dersi bitmedi. Evde kalıp ödevini yapmak istiyor. Kahve içip gelirim diyorum giderken...

Kahveleri ben yapıyorum, kendime sade, Ayşe teyzeye orta şekerli. Sohbet ediyoruz. O daha çok tanımadığım kişilerden söz ediyor, aslında benim de çok da ilgimi çekmiyor. Kahveler bittiğinde fincanları yıkıyorum. Kayra evde diyerek müsade istiyorum. Yıkadığım tabağımı alırken, Komşum buzluktan yaprak çıkararak "sararsın" diyor. "Ayşe teyze gücenme ama ben onu almayayım saramam" diyorum. "Sen içini hazırla ben gelir sararım" diyor. "Allah razı olsun, almış kadar oldum, iç hazırlamak için de olsa vakitim olmaz, ben biliyorum beni" diyorum Doğru söylemenin rahatlığı içinde... Elini omuzuma koyarak "ben sararım sana yersiniz oğlunla, eşinle kızım" diyor. Mahçup gülümseyişimle iniyorum alt kata...

Kayra'nın ödevi az kalmış. Benim de telefonum çalıyor hattın diğer ucunda Satranç hocamız Yaşar hanım. Kayra'nın lisansı için aramış. Turnuvalar için yarın arayacaktık sizi dedim. Bilgi verdi, kapattıķtan sonra da oğlumun satranç oynarken çekilmiş fotoğraflarını gönderdi. Ne güzel de gülmüş. Akile'yi aradım, "yarın Yaşar hanımı aramanıza gerek yok. Bilgi verdi." dedim kısa bir konuşmadan sonra telefonu kapattım.

Tam oğlumun dersi bitmişti ki kapı çaldı. Daire 10'daki komşum ve iki küçük oğlu, Kayra'dan bir iki yaş büyükler. Dış kapının elektriği bozulmuş onu yaptırabilir miyiz? diye soruyor. Kendisi çalıştığından uzun süredir görüşemiyorduk. Konuşma uzayınca eve davet ettim kahve için. "Hem de çocuklar oynarlar" dedim. Kayra'nın odasına çocuklara meyve götürdüm. Bize de kahve yapacaktım ki, arkadaşlarımla ve Ayşe teyze ile beraber kahve içtikten sonra bir kahve daha içecek durumda olmadığımı fark ederek sadece bir fincan kahve yaptım. Bir fincan bitki çayı ile Pınar'a eşlik ettim. Keyifli geçen bir sohbet oldu, okuduğu kitaplardan, okuduğum kitaplardan konuştuk bolca... Saat dokuzu geçiyordu gittiklerinde.

Yine dolu dolu geçen bir güne Hoşçakal diyorum akşamla beraber.
Gecenin sesini duymadan uyuyorum.






21 Ağustos 2016 Pazar

Ruhum

Ürkek çekingen bir o kadar gergin, ellerin uçmaya hazır iki güvercin. Bazen gözlerinden taşan deniz damlalarında yüzüyorum. Hüzün mavisine teslim olmuşken, varlığın tebessüm oluyor dünyaya, gülümseyerek dönüyorum. Zamanın adı sen diye vakitler biriktiriyorum, kıyamadan saliselere. Dudağın pembe bir kelebek yüzünde, konuşsan zarafet dokunur her cümlene. Ve saçların huzur rengi, her telin sessizliğin inceliği. Bastığın yerlerde çiçekler açar baharım, sen yürüdüğünde meltem eser sanırım. Hiç düşünmeden seni severdim eğer doğmuş olsaydım...

                                                                           Dilek Afiyon Avcı

29 Mayıs 2016 Pazar

Antalya'da Yabani Pirinç

 Geçtiğimiz gün Antalya'da mayıs meltem esintisiyle geçiyor, havaya bir dostluk buluşmasının güzelliğini sunuyordu. Promedia'nın organize ettiği Yabani Amerikan Pirinci Blogger Etkinliği adı altında bir güzel buluşma daha yaşadık. Antalya'da Yaşayan Blog Yazarları olarak Amerikan Pirinci hakkında faydalı bilgiler aldık.
Diyabet ve obezite riskini azaltıp, kanser ve kalp hastalıklarına karşı etkisi ise çok fazla. Yüksek lif içeri olduğundan sağlıklı beslenme için öneriliyor. Bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olduğundan toksinleri temizliyor. Amerikan Yabani Pirinç için Tahıl grubunun en değerlisi diyebiliriz...

Clup Arma denizin şehre gülümsediği neşe dolu manzarası ile gözlerimizi şenlendirdi...
Chef Raif Kahraman'dan Amerikan Yabani Pirinci  ile yapılan harika tarifler alıp nefis lezzetlerine de şahit olduk... İçeriğindeki yüksek lif, protein, mineral ve vitaminler ile eşsiz lezzetinden dolayı tüm dünyada kullanımı her geçen gün artan yabani pirinç, Türk mutfaklarında da hızla yaygınlaşıyor. Yabani pirinç, yüksek besin değeri ve sıra dışı lezzeti ile diğer tüm tahıllar arasında ön plana çıkıyor.Yüzyıllar boyunca Kuzey Amerika yerlilerinin temel yiyecek kaynaklarından birisi olan yabani pirinç, tüm dünyada sağlığına ve beslenmesine dikkat eden tüketiciler tarafından tercih ediliyor. Düşük yağ ve kalori içeren yabani pirincin en önemli özelliklerinden biri de glütensiz olması. Glüten intoleransı Türkiye’de de çok yaygın. Bu nedenle glütensiz yiyecek tüketiminde yabani pirinç öneriler besinler arasında başı çekiyor.
“Tam Tahıl” sınıfına giren yabani pirincin 100 gramında yaklaşık 15 gr. protein ve 6 gr. lif bulunuyor. Yüksek oranda demir, fosfor, kalsiyum ve potasyum içeriyor. Ayrıca yabani pirinç yüksek antioksidan içeriğe sahip olması nedeniyle yaşlanmayı geciktiriyor. 
Tüm içtenlikle bize yakınlığı için Promedia çalışanlarına, misafirperverlikleri için Clup Arma çalışanlarına, deniz kokulu, yine yeni bilgi dolu güne emeği geçen herkese kalben teşekkürler...

17 Mayıs 2016 Salı

Çocuklarınız için doğal bir gelecek: KÖY

Yemyeşil bir doğada hayatı keşfederek büyümek çocuklarınızın en doğal hakkı. Yapılan araştırmalara göre doğa ile iç içe büyüyen çocuklar, apartmanların içine sıkışarak yaşayan çocuklara göre pek çok avantaja sahip oluyor.
Philadelphia Çocuk Hastanesi, Gastroenteroloji ve Beslenme Bölümü doktorlarından Dr. Burdette ve Dr. Whitaker,  açık havada zaman geçiren çocukların fiziksel ve zihinsel olarak daha gelişkin olduklarının altını çiziyor. Yale Üniversitesi Doğa Bilimi Profesörlerinden Dr. Kellet ise, açık havada, doğada düzenli olarak zaman geçiren çocukların stressiz ve dikkat süreleri daha uzun çocuklar olduğunu dile getiriyor.
Doğa ile iç içe yaşayan çocuklar için keşfetmek, günlük hayatın bir parçası haline geliyor. Gözlemleme yetileri artan çocuklar araştırmacı, sorgulayan bir karaktere sahip oluyor.
Açık havada zaman geçiren çocuklar üzerine yapılan araştırmalar sonucunda, doğal çevrede düzenli olarak zaman geçiren çocukların daha üretken, stressiz ve dikkat sürelerinin daha uzun olduğunu net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Pek çok araştırma, açık havada alınan gün ışığının D vitamini sentezi sağlayan etkisiyle, öğrenmeyi ve üretimi etkilediğini, bağışıklık sistemi için hayati önem taşıdığını, biyolojik saati düzenlediğini ve çocukların daha mutlu olmasını sağladığını gösteriyor.
Doğal çevrede büyüyen çocuklar, diğer çocuklara göre daha girişken ve daha sosyal oluyor. Bu durum ilerleyen yaşlarda çocuğun daha kolay arkadaş edinmesini ve hayata daha sıkı tutunmasını sağlıyor.
Doğanın çocuklara faydası saymakla bitmiyor. Siz de hem çocuğunuzun yemyeşil bir doğa içinde büyüyüp, hayatı daha güzel yaşamasını istiyor hem de geleceği için iyi bir yatırım yapmak istiyorsanız sizi KÖY’e davet ediyoruz.
Şehrin doğası: KÖY
Siyahkalem, Emlak Konut güvencesiyle, yeni ulaşım ve alt yapı yatırımları ile İstanbul’un gün geçtikçe değerlenen bölgesi Zekeriyaköy’de, vazgeçemediğiniz şehir yaşamını, yemyeşil bir doğa içinde KÖY ‘de size sunuyor. İçinde ÇarşıKÖY’ünden spor alanlarına, oyun parklarından okuluna pek çok olanakları barındıran KÖY ’de her zaman hayalini kurduğunuz hayat, uygun ödeme koşullarıyla sizi bekliyor. Siz de hem kendi geleceğiniz hem de çocuğunuzun geleceği için doğru bir yatırım yapın ve KÖY’de yerinizi alın.
Ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Mayıs 2016 Salı

Tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü kutlu olsun!


Anneler Günü geldi çattı… “Hep daha iyisi” diyerek bebeklerin ve annelerin isteklerine her zaman en iyi şekilde cevap veren, Türkiye’nin yeni bebek bezi ve ıslak havlu markası Sleepy, Unutkan Anneler’e teşekkür ederek onları unutmadığını gösterdi.
Bir zamanlar uyku kelimesini en sıcak kelime olarak tanımlayan, %50 indirimleri ve yeni sezon çantaları kaçırmayan, en son çıkan filmlere en önce giden, yemek keyfinden asla ödün vermeyen, küçük bir temizlikten sonra bile en az 3 saat dinlenen ve fönsüz dışarı adımını atmayan ama bir gün, dünyalarını değiştiren o büyük mutluluk ile birlikte dünyaları unutan tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü’nü büyük bir coşku ile kutladı.
Kendilerini çocuklarına adaya Unutkan Anneler’i unutmayan Sleepy, Anneler Günü için özel olarak hazırladığı ajandası ile de tüm annelerin kalbini çalmayı başardı. #unutkananneler hashtag’ini kullanarak Instagram ve Twitter sayfalarında paylaşımda bulunan ve Mayıs Ayı boyunca market.sleepy.com.tr adresinden alışveriş yapan herkese dağıtılacak bu ajanda ile tüm bir yıl mutluluk ve bol bol gülümsemeyle geçecek.
http://www.unutkananneler.com/
Sleepy, en sevdikleri pastanın son dilimini her zaman çocuklarına ayıran ve gerçek sevginin ne anlama geldiğini varlıklarıyla kanıtlayan Unutkan Anneler’e “İyi ki varsınız…” diyor ve kalpten bir teşekkür gönderiyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

15 Nisan 2016 Cuma

Antalya'da Ay Çekirdeği Bahar Tadında

Nisanın ilk haftasındaki salı, biz Bloggerların olmuştu mutluluk hatırası... Güneşi kıskandıran ayçiçeği çekirdeğinin minik tanelerine sığan mucizelere tanık olduk. Nasıl mı? National Sunflower Association tarafından İsmi gibi bembeyaz Su Hotelde düzenlenen Etkinliğe Antalya'da Yaşayan Blog Yazarı olarak arkadaşlarımızla katıldık. Elif Korkmazel'in içten, samimi yakınlığı ile bizlere eşlik etmesi sevincimizi ikiye katladı.
 "Yüreği ısıtan insanlar var" Elif hanım ile beraber vakit geçirdikçe düşünce balonlarından bunlar okunur oldu :)
Yapılan sunumda Ay çekirdeğinin sağlık ve beslenme konusunda ki faydaları anlatıldı...Bir çay fincanının dörtte biri kadar ayçekirdeği, günlük selenyum ihtiyacının yaklaşık %30.6’sını karşılıyor. Taze ayçekirdeği, aynı zamanda Linoleik asit ve esansiyel yağ asidi açısından da iyi bir kaynak. Çekirdek, E Vitamini, amino asit ile kalsiyum, çinko, potasyum ve magnezyum gibi mineraller açısından da zengin.Bunun dışında çekirdek, kolesterol seviyelerini düşüren Fitosterolleri de içerir ve günlük lif ihtiyacı için iyi bir kaynak gibi bilgiler edindik
Kabuklu kuruyemiş ve ayçekirdeği gibi çekirdekler, badem, ceviz, Antep fıstığı, kabak çekirdeği ve yerfıstığı, sağlığa yararlı çok sayıda besin öğesi içeriyor. Bu gıdaların sadece bir avuç dolusu, vitamin, mineral ve yağlardan oluşan güçlü bir birleşim sunuyor; tüm bunların hepsi kalbinizi, beyninizi ve bel ölçünüzü etkiliyor. Günde sadece 28 gr, enflamasyonu (yangı) azaltabilir ve doygunluk veren lif, protein ile bağışıklık sistemini güçlendiren mineralleri sağlayabilir. Elif Hanımın pratik tarifi ile böylesi zenginliklere sahip ay çekirdekli galeta ve poğaça yaptık.
INC (International Nut & Dried Fruit Council- Uluslararası Kuruyemiş ve Kuru Meyve Konseyi), 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle, pek çok çalışmaya göre haftada 2 veya 3 porsiyon (28-57 gr) kuruyemiş yemenin, meme, kolon, pankreas ve akciğer kanseri gibi bazı kanser türlerinin riskini azalttığını bildirdi.
Ayçekirdeği, insan sağlığı açısından oldukça önemli olan Selenyumun zengin bir kaynağı. Klinik çalışmalar ve kanser konusunda yapılan prospektif hayvan çalışmalarında elde edilen kanıtlar, kanser görülme sıklığı ile selenyum alımı arasında çok güçlü bir ters ilişki olduğunu gösteriyor.
Arizona Üniversitesi’nden Dr. Larry Clark tarafından 1996 yılında gerçekleştirilen bir çalışma, selenyumun kansere karşı ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. 1300 yaşlı bireyin katıldığı çalışmada, yaklaşık yedi yıl boyunca günde 200 mikrogram selenyum tüketenler arasında kanser görülme sıklığının, plasebo verilen kişilere kıyasla %42 oranında azaldığı görüldü. Amerikan Tabipler Birliğinin Dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, selenyum alanlar arasında kanserle ilişkili ölüm oranı neredeyse yarı yarıya azaldı.(Poğaçalar pişince Ay çekirdeğinin kokusu ruhumuza dokundu)
Etkinliğimiz bol sohbetli olup öğlen yemeği eşliğinde deniz manzarasına karıştı...
Öncelikle bize verdiği değerden dolayı  Promediya çalışanlarına, Elif Korkmazel'e içten tavırlarına, Su Hotel'e misafirperverliği adına ve emeği geçip öylesi güzel ve keyifli bir günü oluşturanlara kalben teşekkürler... 

20 Mart 2016 Pazar

Ah Keşke

Oysa renkli olmalıydı gökyüzü hep böyle. İnsanlar yukarı baktığında barış içinde aramalıydı renkleri mavide. Hüzünler silip gülüşler konmalıydı yüzlere. Keşke kara çalmasaldı göklere,  uçurmasalardı tebessümleri keşke...

7 Ocak 2016 Perşembe

Karanlık Olmamalı

Ne yüzüne bakabildi, ne kara kışa sığındı,
Belki biraz kör, biraz da sağırdı.
Susan elleriydi, dokunmadığından kimselere,
dilleri bağırsa da duyulmazdı.
Kış beyaz, kar beyaz, kendisi karaydı.
Görünmezliğin karanlığına bulanıp
Söndürdü içinde ki aydınlığı...

6 Ocak 2016 Çarşamba

Sıcacık

Üşütmez bazı kışlar,
cama vuran damlalar,
Bir yürek dolusu sevgi, 
bir fincan kahve,
bir de anı kokulu kitap varsa...
Sımsıcak olur zamanlar...

2 Ocak 2016 Cumartesi

Şükür

Sevdiklerimiz yanımızda...
Hediye alıp vermenin sevincini yaşıyoruz...
Kitap okudukça hayallerimize dokunuyoruz...

Mevsimin kıyafetlerine bayılıyoruz...
Sevince sarılıyoruz...
 
Mutluluk sebepleri buluyoruz...
Sevdiklerimizi iyi tanıyoruz...
 
Aynı yöne bakabiliyoruz...
Çocuklarımıza sevgi dolu bakabiliyoruz...
 
Evlerimizde ki sıcaklığı hissediyoruz...
Her kapının ardında başka bir iyilik olduğunu düşünüyoruz...





6 Aralık 2015 Pazar

Mevsim Kış

Yüreği üşümüş insanların bir sıcak gülüşte ısınmaları gerçektir.
Saatler akıp gider, zaman kar gibi erir ...
İyi niyetli kişiler, uykuda bile değerlidir!.

6 Kasım 2015 Cuma

Orkide Hareketleri Bloggerlarla Buluştu

Kasımın ilk haftası olduğuna inanmanın zor olduğu bir Antalya günü... Güneşin gülümsediği, zamanın yine Antalya'da Yaşan Blog Yazarlarını bir araya getirdiği anlardan bir gün!. Buna vesile olan Orkide Hareketleri 'ne ve Mucit Anne Bloğunun sahibi Emel Hanıma öncelikle teşekkür ederim...
Sıcak bir sunumun, keyifle sohbete dönüşü ayrı bir güzellik... Orkide Hareketleri biz Antalya Blog Yazarlarına verdiği değerden ve severek kullanabileceğimiz ürünlerinden oluşan hediyelerinden dolayı da tekrar teşekkürler...
Orkide Hareketleri Temsilcisinin sunduğu Workshop, Akra Barut Hotelin nadide manzarası ve ikram ettiği lezzetlerle gerçekleşti...

 " işimi Seviyorum "
     
Dijital ejderha çağı ve 21. Yüz Yılın akılcı rekabet koşullarında, en fazla ihtiyaç duyduğumuz yetenekler; üreticilik, sorgulama, değişim ve işbirliğidir.
Sınırların ortadan kalktığı, teknolojinin, dolayısıyla iletişimin baş döndürdüğü ve sadece var olmanın bile insanlığa yüklediği anlamların her geçen gün daha da ağırlaştığı günümüzde; geleceğe odaklı düşünmek, gelecek için projeler geliştirmek ve gerçekleştirmek büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Ancak iş hayatında amaçları gerçekleştirmeye giden en kısa ve en doğru yol vizyonu geniş, bilinci açık ve profesyonel bir ekiple çalışmaktan geçmekte.
Neyi nasıl yapacağını bilen, veri toplayıp en doğru şekilde değerlendiren, girişimci ruha sahip, etkili ve aktif bir uzman grubu, ticaretin her alanında avantaj sağlayacak, hız üstünlüğü elde edecek, sorunları daha kolay çözecek ve mutlaka daha çok kazandıracaktır.    
Orkide Hareketi, Türkiye ve geleceğimiz için yola çıktığı ilk günden beri cesaret ve başarıyla hizmet üretmiş,  BİRLİKTE KAZANMAK ilkesiyle daha çok alanda fayda sağlamak için bütün kadroları, tecrübeli zihinsel alt yapısı ve güçlü sistemiyle şimdiden gereken tüm hazırlıkları ortaya koymuştur.

Orkide Hareketi'nin altyapısını oluşturan paylaşma geleneği, 
BİRLİKTE KAZANMAK ilkesiyle hazırlanmış strateji ve imaj çalışması ile birleşerek halkımızın mutlu ve bağımsız yarınları için büyük bir fırsata dönüşmektedir. 

Orkide Hareketi, yenilikçi, modern, değişimci, dünya gerçeklerinin farkında, vizyon sahibi cesur ve adaletli insanların kurduğu kazancı ve geleceği hedefleyen büyük bir organizasyondur.

Orkide Hareketi yaklaşık 8 yıldır girişimci kadrosu, emektar ve mutlu çalışanları ile serbest girişimciler için başarılı çalışmalar yapmıştır ve paylaşım geleneğinin savunucusu olarak gelecekte de serbest girişimciler için başarılı hizmetler üretmeye devam edecektir.

Orkide Hareketi, Türkiye coğrafyasının tarihsel manada zengin ve doğası gereği yaşayan, birlikteliğin bir çok-kültürlü medeniyet ve başarı projesidir. Bir ayağı geleceğin içinde olan bir başarı hikayesidir. 
Orkide Hareketi geleceğe ve insan yaşamına hizmet eder. Yaşam olan her yerde birlikte hareket vardır. Daha güzel bir yaşam için, gelecek için bugünden adım atılmalıdır.
Orkide Hareketi Farklıdır, liderdir, derinliklidir, geleceği hedeflemektedir, bu yüzden de hep bir adım öndedir. Bilinçli, duyarlı, kanaat önderi tüketicinin vazgeçilmezi, birlikte yaşam üretir Çünkü Orkide Hareketi  yaşam severdir. Ekonomik, ticari ve estetik değerlere sahip oluşunun yanı sıra sosyal bir paydaştır ve herkesi düşünür çünkü herkes içindir.
Orkide Hareketi bugünden geleceği kazanmak için en ideal fırsattır. Gelecek ertelenemez, Geleceği gören zihinler, düşleri gerçeğe dönüştürme yeteneğine sahiptir.  Fırsatları doğru yer ve zamanda değerlendirenler, geleceğin mühendisleri olacaktır. 
Bugün, düşünmek için değil, yaşamak içindir.  
Gelecek bugünden başlar.

ORKİDE HAREKETİ
www.orkidehareketi.net
0850 450 51 51 

3 Kasım 2015 Salı

Dünyanın ilk evcil dinozoru Zoomer Dino…

Tarih öncesi ile teknolojiyi birleştiren Zoomer Dino, çocukların büyük ilgisini çekecek bir oyuncak!
Üzerindeki sensörler sayesinde elle kontrol edilebilen Zoomer Dino ile kontrol kumandasını kullanarak da oynayabiliyorsunuz. Kumandanın üzerindeki düğmelere basınca onu yürütebiliyor, kızdırabiliyor, başını ya da kuyruğunu oynatabiliyor, hatta çenesini tıpkı gerçek bir dinozor gibi açıp kapamasını sağlayabiliyorsunuz. Elinizi bu evcil dinozorun üzerindeki sensörlere doğru tuttuğunuzda ise kuyruk oynatmak, oturmak, dinozor sesleri çıkarmak gibi marifetlerini sergiliyor.
Zoomer Dino’nun LED gözlerinin aldığı renge göre onun içinde bulunduğu ruh hali ve modu anlayabiliyorsunuz. Mesela gözleri mutlu olduğunda yeşil yanıyor, sinirlendiğinde kırmızı, meraklı olduğunda mavi… Kızgınlık demişken, kendi halinde uslu uslu duran Dino’yu cesaret edip de kızdırmak isterseniz kuyruğunu çekmeniz ya da kafasını hafifçe sallamanız yeterli. Ama sonra vereceği tepkiye hazır olun, gerçekten çok sinirlenebiliyor!
Bu ilginç dinozorun en ilgi çekici özelliklerinden biri de özel teknolojisi sayesinde düşse de kendi kendine doğrulup tekrar dengesini kurabilmesi ve yeniden iki ayağının üzerinde durabilmesi. Bu konuda gerçekten çok yetenekli!
Onunla oynamak hem çok eğlenceli hem de çok heyecanlı! Eğer onu daha yakından tanımak isterseniz www.zoomerdino.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

27 Ekim 2015 Salı

Kendi Resmindir Çizdiğin...


Kimi iyi bir dost olduğumu söyler, 
kimi ise soğuk ve mesafelidir der. 
Aslında beni anlatırken herkes,
hak ettiği resmi çizer. 

Goethe